Mike Mullen’in ziyareti baskın mı?
Türkiye-ABD ilişkilerinde kritik günlerden geçiyoruz. Bombayı iki hafta önce Financial Times patlatmış ve “ABD, Türkiye’ye askeri ambargo uyguluyor!” diye yazmıştı. Bunun nedeni olarak AKP Hükümeti’nin İsrail konusundaki politikaları gösterilmişti.
Bu yazı yayımlandığı sıralarda Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı beraberinde bir heyetle ABD’de “ilişkileri toparlama” görüşmeleri yürütüyordu. Heyet, ABD’den AKP Hükümeti adına eli boş dönmüş görünüyor. Çünkü heyetin ziyaret sonuçlarıyla ilgili olarak verilen bilgilerde tek bir somut nokta dahi yok. Oysa Dışişleri kaynakları bu ziyarette temel mesajın, “ABD’den farklı düşünmüyoruz” olduğunu vurgulamışlardı.
Ama meseleyi, Washington’un AKP Hükümeti eliyle yaptırmak istediklerini yaptıramamasından dolayı AKP’ye kızgınlığı gibi değerlendirmek gerçek durumu yansıtmaz. Kilit mesele ABD’nin önce Türkiye’ye, ardından bütün bölgemize yeni bir düzen verme çabasında kritik bir eşiğe gelmiş olmasından ve zaman darlığından kaynaklanıyor. ABD’nin Türkiye’de PKK ve Hükümet’in açılım çalışmalarıyla büyütülen ayrılıkçı politikalar zemininde giderek bir iç savaş tehdidini sıcak ve güncel bir durum olarak Türkiye’nin önüne koyması da bu durumun yansıması olarak değerlendirilmeli.
İşte bu sıkışıklık ve zaman darlığı durumu, Amerikan Genelkurmay Başkanı Mike Mullen’in Türkiye’deki karşılığı Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner’in koltuğuna oturduğunun birinci haftasında ziyaret için Türkiye’ye gelmesine yol açmış görünüyor. Amerikan Genelkurmay Başkanı’nın ziyaretinin bu nedenle basit bir nezaket ziyareti olarak sunulmasının hiçbir inandırıcılığı yok. Türkiye ile ABD arasındaki konular bellidir. En kritik konu da, ABD muharip askerlerini Irak’tan çekerken Irak’ın kuzeyindeki Kukla Devlet’tir. ABD, Türk Ordusu’nun Kandil’deki PKK üslerine yönelik sınır ötesi operasyonunun salt PKK’ya yönelik değil bütün bölgeye yönelik etkileri olduğu gerçeği nedeniyle Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarını engelleme çabası içindedir. Oysa Türkiye, 1995-1997-1999’da olduğu gibi, geniş çaplı sınır ötesi operasyonlarla Irak’ın kuzeyinde askeri varlığıyla hem PKK’yı etkisizleştirebilir hem de Kukla Devlet’in Türkiye’ye doğru genişletilmesi projesi önlenebilir. ABD Genelkurmay Başkanı’nın havuç ve sopaları bu konuyla bağlantılı olabilir. Mike Mullen’in ziyarette gündeme getireceği ileri sürülen Irak’tan Amerikan askerlerinin çekilmesi ise basit bir teknik konu durumunda. Bu konuda Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, “Silahsız teçhizat geçişi talebi var” açıklaması da bunu doğruluyor.
Aydınlık’ta Kağan Güner’in bu hafta yer verdiğimiz ABD’nin Genelkurmay ve Türk Ordusu ile ilgili tahlili konusunda kaynaklara dayanan analizini dikkatinize sunuyoruz. Bu arada unutmadan ekleyelim. Geçen hafta CIA-MOSSAD’ın Türkiye’de iç savaş olacağına dair bir propagandaya giriştiklerini anlatan bir haberimiz vardı. Henri Barkey, ki onu Aydınlık okurları yakından tanıyor, Tayyip Erdoğan’ı yönlendiren yedi Amerikan derin devlet görevlisinden birisi. 31 Ağustos’ta Foreign Policy’deki makalesinde “Türkiye’de iç savaş tehlikesi”nden söz ediyor. Barkey’in yazısından bir özet de Aydınlık sayfalarında.
Aydınlık günler dileriz.
|
|
|