DİSK, KESK, TMMOB ve TTB yöneticilerine...
Ankara’daki katliamın ardından 4 gün geçti. Artık sorma zamanı:Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in...Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK’in... Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği TMMOB’un...Ve Türk Tabipleri Birliği TTB’nin o alanda ne işi vardı?PKK’nın siyasi kanadı HDP’yle neden kol kola girdiler?Neymiş, savaşa tepki gösteriyorlarmış, barış istiyorlarmış!Hadi oradan Allah aşkına! Çocuk mu kandırıyorsunuz?***Eğer samimiyseniz; barışı kimden istediğinizi de söyleyin o zaman...Ya da dilinizin altındaki baklaları çıkartın; oyunu “delikanlı” gibi açık oynayın!Bugüne kadar bir kez olsun PKK’yı eleştirebildiniz mi?Bu örgün bir katiller topluluğu olduğunu söyleyebildiniz mi?“Derhal silah bırak” diyebildiniz mi?Hayır...Tek yaptığınız şey; ülkeyi bölmek isteyen bu terör örgütüne askerin, polisin aynı yöntemle yanıt verdiği günlerde; onların yasal temsilcisi HDP ile kol kola girip “Barış istiyoruz” diye çığlık atmak.Barış istiyorsanız; önce yumruk atanı durdurun beyler; o yumruklardan korunmaya çalışanı değil...PKK, Dağlıca’yı basıp onlarca askerimizi öldürdüğü zaman neden ortalıkta yoktunuz?Polislerimize pusu kurulduğu günlerde neredeydiniz?Sivil vatandaşlar katledildiğinde niçin susuyordunuz?“Barış güvercinliği”niz neden böyle günlerde hiçbirinizin aklına gelmiyor da... Hep terör örgütü dayak yemeye başladığında devreye giriyorsunuz?***DİSK’in...KESK’in... TMMOB’un...Ve TTB’nin başkanları, yöneticileri...Yöneticisi olduğunuz meslek örgütlerini HDP’nin çiftliği haline getirdiniz!Kim bilir; belki safsınız, kandırıldınız... Belki de size verilen rolü seve seve oynuyorsunuz...Solculuk; her türlü etnik ve dinci siyasete “Hayır” demeyi gerektirir...Siz ise Kürtçülük üzerinden siyaset yapan HDP’nin ve onun silahlı örgütü PKK’nın maşası haline geldiniz.Bu yüzden, solculuk, sosyalistlik ayağına yatmayın; yemeyiz...***Kısacası... Barışa değil; ayrışmaya hizmet ediyorsunuz.Meslektaşlarınızın size verdiği yönetim yetkisini, “ülkeyi bölmeye çalışanlar”ın yanında yer alarak kötüye kullanıyorsunuz.Eğer haksızsam...Eğer sizi boş yere suçladığımı düşünüyor ve iddia ediyorsanız...Hemen bir basın bülteni yayınlayın ve beni kınayın... Bunu yaparken de... “PKK şiddetine karşı olduğunuzu...”“PKK’nın işlediği cinayetleri lanetlediğinizi...”“Bu terör örgütünün cinayetlere ve katliamlara hemen son vermesi gerektiğini...” haykırın.***Eğer bunu yapamıyorsanız...Ben haykırıyorum:Hepiniz katillere yardım ve yataklık yapıyorsunuz!Sözüm ona “Barış” diyorsunuz ama mağdurun elini tutarak, saldırgana hizmet ediyorsunuz!Gerçekten barışçı, masum üyelerinizi de aldatıyorsunuz!Yani...Kirlisiniz beyler...Ve tarih elbette bir gün sizden de hesap soracak!
MİT BÜTÇESİ!Milli İstihbarat Teşkilatı’nın 2016 bütçesi bu yıla göre yüzde 36.3 artırılarak 1 milyar 636 milyon 803 bin liraya çıkarılmış...Bu MİT yıllardır PKK’nın bir tane bile üst düzey yöneticisini paketleyip Türkiye’ye getiremedi.Suruç’taki, Diyarbakır’daki ve son olarak da Ankara’daki patlamaların bilgisini önceden alamadı, faciaları önleyemedi.MİT Müsteşarı’nın yaptığı tek şey AKP iktidarı adına “açılım süreci”ni yürütmek ve İmralı’da eli kanlı terörist başıyla sohbet etmek...İyi de emekliye, yetime, dula yüzde 5 zam yapılırken hiçbir işe yaramayan bu kurumun ödeneği neden yüzde 36 artırılıyor?Yoksa MİT Müsteşarı için İmralı’ya saray mı kuruluyor?
GÜNÜN SORUSUSorum Ankara’daki, katliama dönüşen “Barış Mitingi”ni düzenleyen HDP, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB yöneticilerine: O gün mitinge katılanların elinde neden bir tane bile Türk bayrağı yoktu? Bu, düzenleyiciler kurulu olarak ortak kararınız mıydı? Yanıtınız “Evet” ise, neden böyle bir karar aldınız?
Levent Ağabey’in ardından dökülen timsah gözyaşları!Ölenlerin arkasından dökülen timsah gözyaşlarından nefret ediyorum.Levent Kırca’yı kaybettik ya şimdi herkes onun ne kadar büyük, değerli, onurlu vs. bir sanatçı olduğunu söylüyor, yazıyor.İyi de Levent Ağabey yaşarken neredeydiniz timsah beyler ve hanımlar?Örneğin tiyatrosunu yeniden canlandırmak için tırnaklarıyla kazırken neden destek olmadınız?Neden telefonlarına çıkmadınız?Kanallarınızda program yapmasına neden izin vermediniz?“Olacak O Kadar”dan neden korktunuz?Neden “vebalı” muamelesi yaptınız bu “büyük, onurlu, değerli” sanatçıya?***Levent Kırca yaşasaydı; bugün sizin kendisi hakkında yazdıklarınıza ve söylediklerinize bakar, koca bir “Ha....tir” çekerdi...Onun yerine bu görevi ben üstleniyorum:Hassss....tirin!Çünkü hepiniz riyakarsınız!
156+141Abdullah Gül’e söylemek istediklerinizi yazıp mustafa0mutlu@gmail.com’a gönderin, yayımlayayım. Bugün sıra Aydın’dan Ahmet Eren’de:“Abdullah Bey...Susmak kabullenmekten gelir...Susmak kabullenmekten gelir...Susmak kabullenmekten gelir...Anladınız mı? Yoksa 3 kez daha tekrar edeyim mi?”
GÜNÜN İSYANIBaşbakan Ahmet Davutoğlu dün eşiyle birlikte Ankara Katliamı’nın yapıldığı yere giderek dua etmiş, karanfil bırakmış... İsyanım kendisine:Sen ne imamsın ne de sivil toplum örgütü yöneticisi... Sen Başbakansın! Sana düşen ilk görev, böyle katliamların olmasını engellemek; ikincisi ise olduktan sonra katilleri bulmak... Bu tür cinayetleri ve katliamları bari siyasi şovlarınıza alet etmeyin!