Antibiyotikler alarm veriyor
Hastaneye başvuran 10 kişiden 3’ünün reçetesinde antibiyotik var. İlaç firmaları ise kâr beklentilerine yanıt vermediği için yeni antibiyotik üretmek istemiyor

TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneğinin verilerine göre hastaneye giden her 10 kişiden 3’üne antibiyotik veriliyor. Bakterilere karşı elimizi güçlendiren antibiyotiklerin bir kısmı, basit soğuk algınlığında bile kullanıldığı için zamanla işe yaramaz hale geliyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Antibiyotik Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Özlem Kurt Azap Aydınlık’a yaptığı açıklamada tıbbın ilerlemesiyle birlikte antibiyotiklere olan ihtiyacın arttığına dikkat çekti. 1940’lı yıllarda ilk olarak penisilinin kullanılmaya başlandığını belirten Prof. Dr. Özlem Kurt Azap antibiyotiklerin gelişimini şöyle özetledi: “80’li yıllara kadar her 10 yılda bir 8-10 antibiyotik geliştiriliyordu. 90’lı yılların başından itibaren antibiyotik geliştirme çalışmaları azaldı. O kadar çok bakteri var ki, bu bakterilerin sayısına yetişmek antibiyotik geliştirme çalışmaları açısından mümkün olmadı. 8 yıldır tek bir yeni antibiyotikle karşılaşamadık. Bu arada, bakteriler direnç kazanmaya devam etti. İlk antibiyotiğin kullanımının üzerinden 75 yıl geçmişken bazı bakteriler için antibiyotik seçeneği bulmakta zorlanıyoruz. Antibiyotik direncinin 2000’li yıllarda başlamasının bir nedeni de artık zor hastalıkları tedavi edebilir olmamız. Ameliyatla hastanın hayatını uzatabiliyoruz ama vücut bütünlüğünü bozan kateter gibi işlemler ya da solunum cihazı gibi durumlar, bakterilerin vücuda yerleşmesini kolaylaştırıyor. Bu tür işlemlerde antibiyotik vermek gerekiyor. Bakteriler bu antibiyotikleri tanımaya başladıktan sonra direnç geliştirmeye başlıyor. Böylece basit enfeksiyonlarda bile kullanacağımız antibiyotikler sınırlı hale geldi.”
İLAÇ SEKTÖRÜ KÂRLI BULMUYOR
Prof. Dr. Özlem Kurt Azap, yeni antibiyotik üretme sürecinin neden sekteye uğradığını da şu sözlerle yanıtladı: “Hipertansiyon ilacını hasta 10 yıldan fazla süre boyunca kullanabiliyor. Oysa antibiyotikler 1 hafta 10 günlük tedavilerde kullanılıyor. Üstelik de direnç sorunu var. Bakteriler, yeni bir antibiyotiğe üç beş yıl içinde direnç geliştiriyor. Bu da ilaç firmaları açısından çok kârlı değil. Bu durum tüm dünyanın gündeminde. Dünya Sağlık Örgütü, ilaç sektöründen açıkça destek istedi.” Türkiye, OECD ülkeleri içinde en çok antibiyotik tüketen ülke. Uzmanlara göre yazılan antibiyotiklerin yarısı gereksiz. Grip, soğuk algınlığı ya da nezle durumunda bile bakterilere karşı tek silahımız olan antibiyotikleri kullanıyoruz. Antibiyotiğe getirilen reçete zorunluluğunun doğru bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Kurt Azap, “Hekimlerin de gereksiz antibiyotik yazmasının önüne geçmek amacıyla yoğun çalışma yürütülüyor. Akılcı antibiyotik kullanımı eğitimleri yapılıyor. Hekimler, kendi alanlarında hangi durumlarda antibiyotik kullanabileceğine ilişkin bilgilendiriliyor” dedi.
Değerli Aydinlik.com.tr okurları.
Aydinlik.com.tr ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Aydinlik.com.tr bunlardan sorumlu tutulamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.