Yandex
28 Mart 2025 Cuma
İstanbul 14°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Anaokullarında gürültü tehlikesi: Yüksek ses kalıcı işitme kaybına yol açabilir

Yüksek sese maruz kalmak kalıcı işitme kaybına yol açıyor. Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nin araştırması, anaokullarında gürültü seviyesinin çocukların işitme sağlığını tehdit ettiğini ortaya koydu.

Anaokullarında gürültü tehlikesi: Yüksek ses kalıcı işitme kaybına yol açabilir
 MERAL AKKAYA

Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre ortalama olarak günde 8 saatten fazla 85 desibel (dB) üzerinde sese maruz kalmak, işitme kaybına yol açıyor. Ses çok fazla olduğu zaman iç kulaktaki sinir uçlarını öldürerek işitme kaybına yol açıyor. Yüksek sese maruz kalma süresi uzadıkça daha fazla sinir ucu tahrip oluyor.

Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nde yapılan bilimsel araştırma anaokulu ve kreşlerde gürültü seviyesinin 85 desibeli aşmasının çocukların işitme sağlığını etkilediğini ortaya koydu. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Eker, yüksek ses ve gürültüye maruz kalmanın sonuçlarını değerlendirdi. Aydınlık Avrupa’nın sorularını yanıtlayan Eker, kulak sağlımızı korumak için yapılması gerekenleri açıkladı.

YÜKSEK SESİN KULAĞIMIZDA YARATTIĞI HASARLAR

Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nde yapılan bilimsel araştırmaya göre, anaokulu ve kreşlerde gürültü seviyesinin 85 desibeli aşması çocuklarda kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Yüksek sesli ortamlar işitme sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Yüksek sese maruz kalma, hem kısa süreli hem de uzun süreli olarak sağlığımız üzerinde çeşitli olumsuz etkilere yol açabilir. Bu etkiler, maruz kalınan sesin şiddetine, süresine ve kişinin yaşına bağlı olarak değişebilir.

Yüksek ses, iç kulakta özellikle koklea da (Salyangoz) tüy hücreleri üzerinde kalıcı hasara neden olabilir. Bu hasar, işitme kaybı, kulak çınlaması ve denge sorunları gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. İç kulak yapıları kendini yenileyemediği için, oluşan hasar genellikle kalıcıdır.

İŞİTMENİN AZILMASI VE KILAK ÇINLAMASI

Yüksek sesin iç kulakta yaptığı hasarlar ise şöyle tanımlanır. Mekanik hasar yaratarak tüy hücrelerinin fiziksel olarak kırılmasına veya zarar görmesine neden olur. Tüy hücrelerinin aşırı çalışması, hücre içi kimyasal dengenin bozulmasına ve hücre ölümüne yol açarak metabolik hasara; hücrelerde serbest radikallerin artmasına, oksidatif strese yol açar. Bu durum, hücrelerin erken yaşlanmasına ve ölümüne sebep olur. Bu da kişinin işitmesinin azalmasına, kulağında kalıcı çınlamasına neden olur.

Kısa süreli yüksek sese maruz kalma durumunda iç kulak hücrelerinde etkili olarak kulakta geçici işitme kaybı, kulak ağrısı, çınlama, sesin algılanmasında sorun, baş ağrısı, yorgunluk ve dengesizlik gibi şikayetler olabilir. Bunlar kalıcı olmayabilir

Fabrika okul vb işyerlerinde uzun süreli gürültüye maruz kalma durumunda kalıcı sağlık sorunları olabilir. Bunlar; kalıcı işitme kayıpları, 40 yaşından sonra ortaya çıkan kulakta çınlama, uyku bozuklukları, psikolojik bozukluklar, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları, bilişsel bozukluklar.

ANAOKULLARINDA 85 DB ÜZERİNDEKİ GÜRÜLTÜYE DİKKAT

Gürültülü bir okul ortamı çocuklar ve öğretmenler açısından nasıl sonuçlar ortaya çıkarıyor?

Çocuklarda yüksek ses ve gürültüye uzun süre maruz kalma durumunda kalıcı sorunlar gelişebilir. Özellikle erken çocukluk dönemi, işitme sisteminin ve bilişsel gelişimin kritik bir evresi olduğu için, bu dönemdeki olumsuz etkiler kalıcı hasarlara yol açabilir.

Anaokullarında ortam gürültüsü çocukların birbiriyle yüksek sesle iletişimlerinden dolayı, diğer okullardan daha fazla olabilir. Anaokulları genellikle 60-80 dB arasında ses seviyelerine sahiptir. Ancak sürekli olarak 85 dB üzerindeki gürültüye maruz kalınırsa:

İşitme duyusunda geçici kayıplar olabilir.

Uzun süreli maruziyet durumunda kalıcı işitme kaybı gelişebilir.

Dikkat dağınıklığı, stres ve davranış bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

AŞIRI GÜRÜLTÜ DİL EDİNİMİNİ ETKİLER

Kalıcı işitme kayıplarından ziyade okullardaki aşırı gürültü; özellikle anaokulu yaşındaki çocuklarda dil edinimi ve artikülasyonda sorunlar olabilir. Seslerin doğru telaffuzu ve kelimelerin doğru söylenmesi, işittiğini tekrar etmesine bağlı olduğu için sorunlu olabilir. Yanlış telaffuz yanlış ses hafızası oluşabilir. Bunun yanı sıra, okul çağındaki çocuklar, yeterli duyamadığı için, odaklanma, öğrenme güçlüğü, bilgi eksikliğine bağlı kalıcı öğrenme zorlukları yaşayabilir. Çocuklarda uyku bozuklukları, stres, kaygı bozuklukları ve davranış problemleri görülebilir. Huysuzluklar gösterebilir, iletişim becerilerinde azalma ve zamanla sosyal izolasyon gibi grup faaliyetlerinden, oyunlarından uzaklaşabilir.

Çocukların yanı sıra anaokulu öğretmenlerinde daha fazla olmak üzere okulda oluşan gürültü öğretmenlerde kısa süreli veya uzun süreli işitme kaybı olmak üzere sağlık şikayetleri ortaya çıkarabilir.

KULAK SAĞLIĞIMIZI NASIL KURUYABİLİRİZ?

Okulların ötesinde bazı iş yerlerinde de çok yüksek sesli ortamlar olabiliyor. Gürültünün fazla olduğu yerlerde kulak sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?

Gürültülü işyerlerinde alınacak önlemler, işverenin ve kişinin kendisinin alacağı önlemler vardır.

İşverenin yapması gerekenleri başlıklar halinde sayacak olursak; Gürültü ölçümü ve risk değerlendirmesi, gürültü kaynaklarını azaltma, gürültülü alanları belirleme ve ses bariyerleri kullanımı, çalışanlara kişisel koruyucu donanım (KKD) sağlama, çalışanların işitme sağlığını izleme.

Çalışanın yapması gerekenler ise; Kulak koruyucu kullanmak, gürültüye maruz kalma süresini azaltmak, işitme kaybı ve kulak çınlaması gibi belirtileri ciddiye almak, gürültü yönetmeliğine uymak.

Gürültüye maruz kalmak işitme kaybına ve çalışma veriminin düşmesine neden olabilir. İşverenin, çalışanların sağlığını koruyacak tedbirleri alması yasal bir zorunluluktur. Çalışanların da kişisel koruma önlemlerine dikkat etmesi, iş sağlığı ve güvenliği açısından büyük önem taşır. Bu önlemler sayesinde işyerlerinde daha güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanabilir.

Gürültülü işyerinde çalışan biri uzun yıllar boyunca gürültüye maruz kalmışsa, 40 yaşından sonra:
✔ Kulak çınlaması (tinnitus)
✔ Konuşmaları anlamada zorluk
✔ Yüksek frekanslı sesleri duyamama
✔ İşitme kaybı

gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken önlem almak, kulak koruyucusu kullanmak ve düzenli işitme testi yaptırmak işitme sağlığını korumak için önemlidir.

Gürültü seviyesini kontrol altına almanın yolları

Anaokullarında yüksek ses kirliliğin önüne nasıl geçilebilir?

Anaokullarında alınabilecek önlemler, başta çocuklar olmak üzere, öğretmenlerin sağlığı açısından önemlidir. Anaokulu ve kreşlerde gürültü seviyeleri genellikle 60-70 dB arasında değişmektedir. Ancak, çocukların yüksek sesle konuşmaları, oyun oynarken çıkardıkları sesler ve sınıf içi aktiviteler nedeniyle bu seviyeler zaman zaman 85 dB'in üzerine çıkabilir. Bu durum, hem çocukların hem de öğretmenlerin işitme sağlığını tehdit edebilir.

Gürültü seviyesini kontrol altına almak ve işitme sağlığını korumak için aşağıdaki önlemler alınabilir.

Akustik İyileştirmeler:

Sınıflarda ses emici malzemeler kullanmak.

Tavan ve duvarlarda akustik paneller kullanmak.

Zeminde halı veya ses emici malzemeler kullanmak.

Gürültü Kontrolü:

Sınıf içi ve dışı gürültü kaynaklarını belirlemek ve bu kaynakları minimize etmek.

Gürültü yapan ekipmanların bakımını yapmak ve gerekirse değiştirmek.

Eğitim ve Bilinçlendirme:

Öğretmenlere gürültünün etkileri ve gürültüyü azaltma teknikleri konusunda eğitim vermek.

Çocuklara sessiz olmanın önemi ve gürültünün zararları hakkında bilgi vermek.

Sınıf Düzeni ve Yönetimi:

Sınıf içi aktiviteleri gürültüyü artırmayacak şekilde planlamak.

Gürültüyü azaltmak için sessiz zamanlar belirlemek ve bu zamanlara uyulmasını sağlamak.

Teknolojik Çözümler:

Gürültü ölçüm cihazları kullanarak sınıf içi gürültü seviyelerini izlemek.

Ses yükseltici sistemler kullanarak öğretmenlerin seslerinin daha iyi duyulmasını sağlamak.

Mimari Tasarım:

Yeni yapılacak anaokullarının tasarımında akustik özellikleri göz önünde bulundurmak.

Sınıfların gürültü kaynaklarından uzak olacak şekilde konumlandırılması.

Bu önlemler, anaokullarında gürültüye bağlı işitme kaybı riskini azaltmaya yardımcı olabilir ve çocukların daha sağlıklı bir ortamda büyümelerini sağlayabilir.

Kulaklık kullanırken 60-60 kurulunu uygulayın

Bazen kişi yüksek sesi kendi tercih edebiliyor. Örneğin yüksek sesle müzik dinlemek. Bu konuda ne söylersiniz?

Kablolu ve kablosuz kulaklıkları günlük hayatta her yaşta insan kullanmaktadır. Başta gençler olmak üzere, bu kulaklıklarla aşırı yüksek seste bas ve tiz seslerin yoğun olduğu müziklerin uzun süreli dinlenmesi ileriki yaşlarda kalıcı işitme kayıpları ve/veya çınlamalara yol açar. Kulaklığın sesini kişi sadece kendi duyacağı şiddette ve sürede kullanması kendi sağlığı için önemlidir. Kulaklıkla müzik veya ses dinlemelerinde 60/60 kuralı önerilmektedir. Yani kulaklıklar; ses 60 dB geçmeyecek şiddette, 60 dakikayı geçmeyecek sürede dinlenmelidir. Yüksek sesli müzik dinledikten sonra kulaklara dinlenme süresi tanınmalıdır.

Sağlık İşitme Gürültü
Yorumlar (2 yorum) Yorum yapmak için tıklayınız
Yükleniyor...