Yandex
03 Nisan 2025 Perşembe
İstanbul 11°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Anksiyete bozukluğu olanlar dikkat: Tedavi edilmezse...

Günümüzde bir çok insanın sahip olduğu anksiyete bozukluğu, tedavi edilmezse ciddi sorunlara yol açabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahar Kaplan, anksiyetenin tedavi edilmediği senaryoları değerlendirdi.

Anksiyete bozukluğu olanlar dikkat: Tedavi edilmezse...

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahar Kaplan, anksiyetenin tedavi edilmediğinde depresyona yol açabileceğini belirterek, doğru tedavi ve sürece uyum sağlanmasıyla yaşam kalitesinin artırılabileceğini vurguladı.

Kaygının insan hayatının doğal bir parçası olduğunu ancak yaygın kaygı bozukluğunun (anksiyetenin) günlük yaşamı zorlaştıran bir durum haline gelebileceğini ifade eden Dr. Kaplan, 'yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilmediği zaman depresyon gibi ek psikiyatrik hastalıklar sürece eklenebilir' ifadelerini kullandı.

ANKSİYETE NE HİSETTİRİR?

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahar Kaplan, kaygı duygusunun hayatta olması gereken normal bir duygu olduğunun altını çizerek bu duygunun sorunlara karşı önlem alınmasını ya da tehlike anında çözüm bulunabilmesini sağladığını anlattı. Yaygın kaygı bozukluğu yani anksiyete"nin ise kaynağı kişi tarafından açıklanamayan, belli bir düşünceye, olaya bağlanmayan, nedeni belli olmayan ya da var olan durumla uyumsuz olan hafif dereceden daha ağır dereceye kadar değişebilen kaygının yaşandığı bir ruhsal bozukluk olduğunu dile getirdi.

Yaşanan bu anksiyetenin kişi tarafından denetlenmesinin zor olduğuna ve kişinin yaşamını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dr. Kaplan, şöyle konuştu:

'Bu durum kişinin günlük yaşam rutinlerini, toplumsal ilişkilerini ve sosyal aktivitelerini eskisi gibi devam ettirmesine engel olur. Kişi günün büyük bölümünde kötü bir şey olacakmış gibi nedenini bilmediği bir tedirginlik hissettiğini belirtir. Dikkatini toplayabilmekte ve devam ettirmekte güçlük yaşayabilir, anlama ve öğrenmesi azalabilir ve sonucunda unutkanlık gelişebilir'

ÇARPINTI, TANSİYON VE KUSMAYA NEDEN OLABİLİR

Dr. Bahar Kaplan, yaygın kaygı bozukluğunun genellikle çocukluk ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıktığını belirterek, bu rahatsızlığın kişide sürekli endişe hali, huzursuzluk, gevşeyememe, kas gerginliği, tahammülsüzlük, uyku problemleri ve yerinde duramama gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti. Ayrıca, anksiyetenin sadece psikolojik değil, fiziksel belirtilerle de kendini gösterebileceğini vurgulayan Dr. Kaplan, bu belirtiler arasında tansiyon yükselmesi, çarpıntı, ağız kuruluğu, terleme, sık idrara çıkma, karın ağrısı, sindirim sorunları, kusma, yutkunma güçlüğü, nefes darlığı, el ve ayaklarda soğukluk ile uyuşma hissinin yer aldığını söyledi.

TEDAVİYLE YAŞAM KALİTESİ ARTIRILABİLİR

Kişinin gelişen bedensel belirtiler nedeniyle psikiyatri dışındaki branşların hekimlerine başvurabileceğine değinen Dr. Kaplan, "Yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilmediği zaman ek psikiyatrik hastalıklar sürece eklenebilir ve bu durum kişinin işlevselliğinin azalmasına ve yeti yitiminin artmasına neden olur. En sık eşlik eden ruhsal hastalık ise depresyondur" dedi.

Erken müdahalenin önemini vurgulayan Dr. Kaplan, şöyle konuştu:

'Erken müdahale her hastalıkta olduğu gibi burada da büyük fark oluşturur. Tedavisi medikal tedavi, psikoeğitim ve psikoterapi yöntemleri kullanılarak yapılabilir ve tekrarlama durumu azaltılabilir. Uygun tedavi ve tedavi sürecine uyum ile yaşam kalitesi arttırılabilir'
Kaynak: İHA
Anksiyete Depresyon kaygı bozukluğu
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız