Depremzede veteriner hekimlere destek lazım
6 Şubat depremlerinde 68 veteriner kliniği yıkıldı, 118 klinik de ağır hasar aldı. İlk andan itibaren seferber olan, afetle mücadelede önemli görevler üstlenen meslek grubu şimdi desteğe ihtiyaç duyuyor. TVHB Başkanı Eroğlu, bölgedeki veteriner hekimlerin zararlarını telafi edemediklerini söyledi

Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 6 Şubat depremlerinden zarar gören veteriner hekimlerin uzun vadeli, düşük faizli kredilerden yararlandırılmasını istedi.
Depremlerde 68 veteriner kliniği yıkıldı, 118 klinik de ağır hasar aldı. Kliniklerde kullanılan ultrason, röntgen gibi tıbbi cihazlar zarar gördü, ilaç stokları kullanılmaz hale geldi.
Ali Eroğlu, üç ay önce bölgeyi dolaştıklarını belirtti, “Hâlâ depremden sonra gönderdiğimiz konteynerlerde hizmetlerine devam eden arkadaşlar var. Bizim talebimiz, çiftçimize ve birçok meslek mensubuna verildiği gibi veteriner hekimlerimize de destek verilmesidir.” dedi. Bir veteriner hekimin “2 yıl oldu, ben hâlâ zararımı telafi etmek için çalışıyorum.” dediğini aktaran Eroğlu, deprem gibi afetlerde büyük fedakârlıklar gösteren, afetzedelerle dayanışma anlamında üzerlerine düşeni yapan veteriner hekimlerin bu desteği hak ettiğini vurguladı.
HASTALIKLARIN YÜZDE 61'İ HAYVANLARDAN BULAŞIYOR
Veteriner hekimler, depremden zarar gören hayvanların tedavisi ve bakımı için seferber olmuşlardı. Eroğlu, afetler sonrasında hayvandan hayvana ya da hayvandan insana geçen hastalıklarla mücadele, gıda güvenliği gibi insan sağlığını da ilgilendiren konularda da veteriner hekimlerin önemli görevler üstlendiğini anımsattı. Ali Eroğlu “Veteriner hekimlerin asıl hizmeti insan sağlığına dönüktür. Sağlıklı gıda olacak ki sağlıklı beslenme ve sağlıklı insan olsun. Biz onu şöyle tanımıyoruz: sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda, sağlıklı insan ve sağlıklı toplum.” dedi.
İnsanlardan rastlanan hastalıkların yüzde 61'inin hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklar olduğunu belirten Eroğlu, “Deprem gibi olağanüstü hallerde salgın riski yüksektir ve bu yönden veteriner hekimlerin bilirkişi özelliği var.” diye konuştu. Ali Eroğlu, afet yönetiminin veteriner fakülteleri müfredatında da yer alması gerektiğine işaret etti.
TEMEL BİR EYLEM PLANI OLUŞTURULACAK
Birlik’e bağlı odalarda Afet Destek Birimleri oluşturduklarını anlatan Eroğlu, yakın zamanda afetlerde ne yapılması gerektiğiyle ilgili temel bir eylem planı ya da yol haritası oluşturulacağını belirtti. Türkiye çapında devletin afetlere karşı veteriner hekimlerin dahil olduğu bir organizasyona gitmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, bu yönde adımlar atıldığını anlattı:
“Kızılay'la yaptığımız protokolün özü oydu zaten. Mali imkanları, uzman elemanları olan bir devlet kurumu ve biz onlarla işbirliği içinde hareket ediyoruz. Sadece serbest çalışanlar değil, kamu veteriner hekimleri. Tarım il müdürlükleriyle birlikte çalışılıyor, hem tarımsal üretimde hem hayvansal üretimde alınması gereken tedbirleri oda başkanlarımızla birlikte değerlendiriyorlar. Biz de burada Tarım Bakanlığı'nın Gıda Kontrolü Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü gibi genel müdürlüklerle üst düzeyde görüşme yaparak karşılıklı saha-merkez ilişkisini güçlendirerek bunun içinde bir çalışma yapılmasını ve bunun da kamu marifetiyle olmasını talep ediyoruz.”
Böylece her mahalledeki veteriner hekim, bir afet anında aynı zamanda bir gönüllü gibi çalışabilecek bir organizasyon hedefleniyor.
YABAN HAYATINI KORUMANIN ÖNEMİ ARTTI
Ali Eroğlu, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ana hizmet bilimlerinden biri olduğunu, ancak bağlı kuruluş halinde yeniden yapılandırıldığını söyledi ve şu bilgiyi verdi: “İki hafta önce Genel Müdür'ü ziyaret ettik, yapılanmanın nasıl olması gerektiğiyle ilgili görüşlerimizi sunduk. İstihdam edilen Veteriner Hekim sayısı çok yetersiz.
“Yaban hayatı, doğal denge, doğanın muhafazası, ekosistem sağlığı, dünyada bunlar önem kazanıyor. Kovid salgınında küresel bir travma yaşadık. Yarın yine başka bir salgın hastalığın olmayacağının garantisi yok. Her yıl DSÖ ve bizde de Sağlık Bakanlığı 5 hastalık tanımlıyor dünyada, bunun 3'ü hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonotik) hastalıklar. O zaman yaban hayatı, doğal denge, yarınlarda insanların mutluluğu ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerinde en önemli faktörlerden biri olacak.”
TEK SAĞLIK YASASI ÇIKARILMALI
l Tek sağlık konusuyla ilgili ne yapılmalı?
Tek sağlık TVHB'nin 10 önemli konusundan biri, hatta ilk sırada geliyor. 2007 yılında ABD Veteriner Hekimler Birliği ve ABD Tabipler Birliği tarafından, 2009'da da Türk Tabipler Birliği ve TVHB tarafından deklare edildi. Ülkemizde tek sağlık konuşuluyor ama işleyen bir yapı yok, mevzuat yok, bütçe yok. Kovid 19 dolayısıyla araştırma merkezi önerisi yapıldı, biz karşı çıktık. TVHB Bilim Kurulu var.
Amerika'da, Çin'de, Avustralya'da, Almanya’da, Fransa’da hastalık önleme ve kontrol merkezleri var. Oralarda tek sağlık icra ediliyor. Kısaca CDC diye tanımlanan, veteriner hekimler, beşeri hekimler, gıda mühendisleri, çevre uzmanları, yani insan sağlığıyla, hayvan sağlığıyla ilgili meslek insanları, bilim insanları bir araya gelerek disiplinler arası bir çalışma yürütüyor. Tek sağlığın amacı hayvan, çevre ve insan sağlığının optimal seviyeye ulaşması için çalışma yapmak.
ÜÇ TEMEL İHTİYAÇ MEVZUAT, YAPI, BÜTÇE
l Türkiye’de bir adım atılmıyor mu bu konuda?
Bir projeniz varsa bunun için üç temel şey lazım. Bir, güçlü bir mevzuat, iki, güçlü bir yapı, üç, güçlü bir bütçe. Tek sağlık yasası yok Türkiye'de. Sahipsiz hayvanlar konusunda sıkıntımız da güçlü bir mevzuatımız olmaması. Güçlü mevzuat derken, cezalandıran mevzuattan bahsetmiyorum. Sahipsiz hayvanlarla ilgili 5199 sayılı yasa, 7527 ile revize edildi ve şimdi Anayasa Mahkemesi'nde. Çocukların yetişmesinde hayvan sevgisinin ne kadar önemli olduğunu, beşeri hekimlerimiz anlatıyor. Bir denge oluşması lazım. Hem hayvan refahını gözeteceksiniz, hem de insan sağlığını. Yapı yok. Görevin bir kısmı bir genel müdürlükte, bir kısmı başka bir genel müdürlükte ama en ağır olanı da belediyelerde. Mevzuatla belediyelerin sorumluluğu artırıldı. 1398 belediye var Türkiye'de, 304 barınak var. Bunların da önemli bir kısmı metropollerde bulunuyor.
70 BAĞLI ODASIYLA DEVASA BİR ÖRGÜTÜZ
l Tek sağlık çalışmalarının bakanlık düzeyinde bir merkezde birleştirmesi mi lazım?
Evet. Devlet ön açıcı olacak, yapıcı olacak, imkan verecek, eğitecek, ondan sonra hesap soracak, bizde ise işe, hesap sormayla başlıyorlar.
Örneğin bir zoonotik hastalık eylem planı hazırlanıyor, Sağlık Bakanlığı'nda, TVHB davet edilmiyor. Oysa zoonotik demek hayvandan insana bulaşan demek. Bu hastalıklar hayvanlarda hapsedilirse, insanlara geçmiyor. Bakana dedim ki biz 45 bin veteriner hekimi temsil eden, kamu kurumu niteliğinde bir çatı kuruluşuyuz. Rektörler, dekanlar bizim üyemiz. 70 bağlı odasıyla birlikte devasa bir örgütüz. Brucella, tüberküloz, şarbon, kovid, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklardır, veteriner hekimin konusudur.
Değerli Aydinlik.com.tr okurları.
Aydinlik.com.tr ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Aydinlik.com.tr bunlardan sorumlu tutulamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.