Yandex
05 Nisan 2025 Cumartesi
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Nurcu Tahşiyeci Mustafa Kaplan’dan KÖZ davasına katılma talebi

Tahşiye Yayınevi’nin kurucusu Mustafa Kaplan, Kemalettin Özdemir’in FETÖ yöneticiliği suçundan yargılandığı davaya katılma talebinde bulundu. Kaplan talep dilekçesinde, mahkemeye Kemalettin Özdemir ve FETÖ’yle ilgili bilgiler aktaracağını bildirdi

Nurcu Tahşiyeci Mustafa Kaplan’dan KÖZ davasına katılma talebi
A+ A-
HABER MERKEZİ

FETÖ savcıları ve hakimleri, Nurcuların Tahşiye koluna mensup bazı isimleri 2010’da kumpasla tutuklamıştı. Kumpasa uğrayan isimler arasında yer alan Mustafa Kaplan ile Nurcu Mustafa Aydın, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine avukatı aracılığıyla başvuru yaptı.

Dilekçede, “FETÖ’nün eski Emniyet imamı” olmak suçundan yargılanan Özdemir’in hala devlet içinde korunduğunu ileri sürüldü.

Bazı FETÖ davaları ve FETÖ hükümlüleriyle ilgili kararları mahkemeye sunacağını kaydeden Kaplan ve Aydın, Özdemir’e yönelik iddiaların arka planını anlatacağını da vurguladı.

Mahkemeye verilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:

“FETÖ ve KÖZ iş birliğiyle mağdur olan müştekiyi 1996 sonrası izleyen ve akabinde ağır ceza kararıyla tespit edilen kumpasın ise yayınevini kurduktan sonra 2003-2010 yılları arasında hazırlandığı sabit olan dönemde sanık Kemalettin Özdemir’in FETÖ’nün MİT, Emniyet ve TSK üst imamı olduğu anılan ağır ceza mahkemelerine verilen itirafçı ve tanık beyanlarıyla sübut bulmuştur. Sayın mahkemece ilgili resmi daire ve mahkeme dosyalarının celbiyle de ispat edilecektir ki halen köz grubu üyeleri görünmez bir el tarafından korunmaktadır.

Nurcu Tahşiyeci Mustafa Kaplan’dan KÖZ davasına katılma talebi - Resim : 1

‘GÖRÜNMEZ EL KORUYOR’

“Tahşiye Kumpası’ndan dolayı FETÖ’nün Emniyet ve medya ayağından isimler ayrı ayrı anılan ve listesi verilecek ceza davalarında yargılandılar ve ağır cezalara çarptırıldılar. Ancak, Tahşiye Kumpası sebebiyle FETÖ aleyhine kamu davalarının açıldığı ilk dönemde müştekilerce mahkemeye bizzat delilleriyle sunmasına rağmen bu kumpasa Tahşiye grubu içinden katılan isimlerle ilgili hiçbir işlem yapılmamıştır. Müştekinin içinde bulunduğu grubun içindeyken FETÖ ve Kemalettin Özdemir grubuyla iş birliği yaptığını belirlediği ve müştekilere kurulan kumpasta görev alıp, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde açıkça korunan isimler hakkında gereken süreç başlatılmadığı için ayrıca şikayet dilekçeleri verilecektir. Bu dosyada görülen ise FETÖ ile KÖZ adı verilen grup kumpası ortaklaşa kurmuşken, FETÖ’cülerin yargılandığı KÖZ grubu üyelerinin ise görünmez bir el tarafından korunduğudur.

“Esasen medyaya yansıyan mahkeme safahatı ile müşteki ve arkadaşlarına fiilen ve sosyal medya üzerinden yapılan saldırılara göre Kemalettin Özdemir’in yine korunduğu izlenimi verilmesi gerektiği açıktır. Çünkü sanık Kemalettin Özdemir’in, sözde TEM Dairesi’ne ve devlete önemli bilgiler verdiği için korunduğu ve hakkında açılan soruşturmaların davaya dönüştürülmediği, dönüştürülenin ise göstermelik olduğu açıktır. Çünkü bu davada müşteki olarak müdahil olma talebimizin kabul edilmesini ve sanığın tutuklanmasını arz ve talep ederiz.

‘TUTUKLU YARGILANMALI’

“Zira Kemalettin Özdemir’in itirafçı olduğu ya da etkin pişmanlık mevzuatından yararlandığı şartların varlığı yoktur. Ancak medyaya yansıyan ifadelerinde sanık Kemalettin Özdemir’in işbu dava konusu suçlama olan örgüt kurma ve yönetmeyi kabul etmediği, örgütün en mahrem liderlerinden olduğunu reddettiği görülmektedir. Bu durumda örgüt lideri ya da Emniyet, MİT ve TSK üst mahrem imamı olduğunu reddeden bir kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle adli kontrol tedbiri ile değil tüm sanık, tanık ve yargılamaya müdahale eden sanığın tutuklu yargılanmasını arz ve talep ederiz.

“Esasen FETÖ’den ayrıldığını söylediği tarihte gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü sanık Kemalettin Özdemir’in FETÖ ile ilgili arşivini Emniyet’e verdiğine dair ifadesi gerçek dışıdır. Eğer bu arşivi gerçekten devlete vermiş olsa bile bu durum ‘çok önemli’ görevleri üstelenen eski FETÖ imamının, örgütü üst düzey sevk ve idare eden bir kişinin, üstelik müvekkillere kumpas yapıldığı yıllarda emniyet MİT ve TSK'dan sorumlu örgüt imamı olduğu yıllar içinde işlenmiş ağır ceza gerektiren suçlardan muaf tutmaması gerektiği açıktır.

‘KENDİSİNE BAĞLI SİVİL VE RESMİ KİŞİLER VARDI’

“Çünkü Hablemitoğlu olayı başta olmak üzere kendi döneminde işlenen ilgili cinayetler, kumpaslar, şantajlar ise suç işlediği açıktır. Sanık, örgütünün tüm ekipleri ve üyeleriyle çalışmıştır, bu FETÖ imamlarının kod isimleri vardır. Hiyerarşik olarak kendisine bağlı çalışan kritik sivil ve resmi kişiler vardır. Bunlar şematik olarak mahkemeye verilmiş değildir.

“Nur camiası içinden bir gazeteci olan müvekkil müştekinin ulaştığı kanıtlara göre sanığın sadece katil Gülen’in şahsıyla liderlik kavgasına giren sanık Kemalettin Özdemir’in, FETÖ’yü kendi kontrolü altına alacak ve rakiplerini tasfiye edecek bilgileri Emniyet’le ve devletle paylaştığıdır. Diğer bir deyimle sanığın kendisine bağlı olan ve müşteki tarafından sayın mahkemeye daha sonra sunulacak en mahrem sivil ve TSK, MİT ve Emniyet’te görevli resmi görevlilerin listesini vermemiştir. FETÖ’den ayrıldığını söylediği tarihle ilgili ifadeleri çelişkilidir. İşbu dava konusu olan ve olmayan tüm Türkiye genelinde tespit edilen ve edilecek itirafçılar ve tanıkların beyanları incelendiğinde katil Gülen, sanık Özdemir’i görevden almasına rağmen o koltuğunu yeni gelen örgüt üyesine devretmemiştir.

‘MEDYANIN DA DESTEĞİYLE KURTARILIYOR’

“Zira KÖZ olarak tanımlanan yapılanmanın, devlet içinde ve dini cemaatler arasında aynen FETÖ gibi etkin şekilde faaliyetlerini sürdürdüğü bilahare sunulacak kanıt ve tanıkların beyanlarıyla ispat edilmiştir. Diğer bir deyimle uzun süredir örgüt eliyle sahip oldukları para, emniyet, mit ve adliye içindeki kripto uyuyan hücreler eliyle legal görüntü ve gerekçe süsü verilerek aynı şekilde kumpas kurulan iş insanı ve muhalif kişilerin çok olduğu her türlü izahattan varestedir. İşbu davada olduğu üzere son dönemde yasama, yürütme ve yargı erkleri olan TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar ve idareler adına FETÖ üyelerinin yargılandığı davaları takip eden özel hukuk tüzel kişileri ile kamu idareler ve vekillerinin şikayet ve müdahalelerinde gösterilen yavaşlama ve takipsizlik de gösteriyor ki sanık ve KÖZ üyelerinin medyanın da desteğiyle cezai takibattan kurtarılmaya çalışıldığı izlenimi verilmektedir.”

FETÖ Kemalettin Özdemir Mustafa Kaplan Tahşiyeciler Nurculuk Said Nursi Bediüzzaman Said Nursi
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız