Yandex
01 Nisan 2025 Salı
İstanbul 14°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Suriye’de formaliteden diyalog konferansı!

Suriye Ulusal Diyalog Konferansı, sonuç bildirgesinin okunmasıyla tamamlandı. Toplantıda alınan kararların yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu belirtildi. İsrail işgali kınanırken sorumluluk uluslararası topluma bırakıldı. Konferansın oldukça dar bir kesimle yapılması da ‘kapsayıcılığı’ sorgulattı

Suriye’de formaliteden diyalog konferansı!

Şam’da düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Konferansı, 18 maddelik sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi. Konferansın Hazırlık Komitesi Başkanı Huda el Atasi, bildirgenin ana hatlarını aktarırken, ülkenin birlik ve egemenliğinin korunmasına vurgu yaptı. Bildirgede, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik ihlalleri kınandı ve işgalin derhal sona erdirilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca, tüm silahlı grupların yasa dışı ilan edilip, silahların yalnızca devlete ait olması gerektiği belirtildi. Geçiş sürecine ilişkin anayasal düzenlemelerin hızlandırılması, geçici yasama konseyinin kurulması, yeni anayasa taslağının hazırlanması ve hukuk devleti ilkelerinin pekiştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ekonomik kalkınma, siyasi katılım, toplumsal istikrar, uluslararası yaptırımların kaldırılması, eğitim, dijital dönüşüm ve sivil toplumun güçlendirilmesi gibi konular da bildirgenin gündemine yer buldu. Bildirgenin yeni Suriye’nin inşası için önemli bir adım olduğu savunuldu.

PARÇALANMIŞ SURİYE GERÇEĞİ

Yeni siyasi sisteme dair temel ilkelerin belirlenmesi amacıyla düzenlenen konferans, ülkenin kuzeydoğusunda süren PKK/PYD işgali, batısında ilan edilen özerk yönetim ve güneyinde yaşanan İsrail işgali ile Dürzî isyanı olaylarının gölgesinde yapıldı. Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki Suriye Geçiş Hükûmeti, üniter yapı vurgusu yapsa da yaşanan gelişmeler, Suriye’nin giderek parçalanan gerçekliğini gözler önüne seriyor. HTŞ’nin çekirdek kadrosunun ivedilikle Şam yönetimine atanmasının ardından, konferans Hazırlık Komitesi’nin yine HTŞ çevresinden seçilmesi, Suriye’nin Esad döneminde “muhalif” olarak nitelendirilen Suriye Türkmen Meclisi, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SUK) gibi grupların konferansa davet edilmemesi de eleştirilere neden oldu. Hâlihazırda SUK’un Başkanı olan Hadi el Bahra’ya Aydınlık olarak soru ilettik. Bahra’nın özel sekreteri ise Bahra’nın “artık hiçbir soruya yanıt vermediğini” aktardı. Diğer yandan, Suriye'nin güneyinde Dürzîler, Süveyda Askeri Konseyi’ni kurdu. Konsey, HTŞ’nin Şam yönetimini tanımadığını ve şeriatçı bir düzen hedeflediğini duyurdu. Hatay'ı da içeren bir harita kullanan yapıya bazı Dürzî gruplar katılacağını açıkladı. Diğer yandan, Suriye kıyısında Lazkiye, Tartus ve Arvad Adası’nı kapsayan “Ugarit Bölgesi Öz Yönetimi” kuruldu. Yapılan açıklamada, bağımsız güvenlik ve ekonomi politikaları yürütüleceği belirtildi.

Bu durum, konferans hazırlıklarının aceleye geldiği ve ülkenin tüm bileşenlerini kapsamadığı yönündeki yorumları destekliyor.

Okunan bildirgede, İsrail’e yönelik kınama yer almasına rağmen, sorumluluğun “uluslar arası topluma” atılması dikkat çekiyor. Özellikle, Şam yönetiminin tanklarını Suriye’nin güneyini işgal eden İsrail’e yönlendirmemesi, bunun yerine geçen haftalarda Hizbullah’a karşı operasyon düzenlemiş olmasıyla soru işaretleri oluşturuyor.

KARARLAR TAVSİYE NİTELİĞİNDE

12 Şubat’ta yeni yönetim tarafından kurulan Hazırlık Komitesi, Ulusal Diyalog Konferansı için yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 600 kişiye davetiye gönderdi. Ülkenin geleceği açısından büyük önem arz ettiği iddia edilen konferansta, geçiş döneminde adalet, yeni anayasa, kurumların yeniden inşası ve reformu, kişisel özgürlükler, sivil toplum kuruluşlarının önemi ile ekonomi gibi başlıklarda 6 çalıştay düzenlendi. Konferansın sonuçları, ülkenin yeni yöneticilerine tavsiye niteliğinde kararlar olarak sunulacak; ancak bağlayıcılık taşımayacak. Hazırlık Komitesi, konferans öncesinde ülkenin çeşitli illerinde 30’dan fazla toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılara 4 binden fazla kişinin katıldığını açıkladı. İlk toplantı 16 Şubat’ta Humus’ta düzenlenirken, sonrasında Suriye’nin Tartus, İdlib, Hama, Süveyda, Dera, Deyrizor ve Halep illerinde bölge temsilcileriyle bir araya gelindi. Ayrıca, Kürtlerin kontrolündeki Haseke ve Rakka illerinin temsilcileriyle başkent Şam’da oturumlar yapıldı.

Suriye’de formaliteden diyalog konferansı! - Resim : 1

Komite Başkanı ‘aciliyet’ eleştirilerine yanıt verdi: Bu Suriyelilerin talebi

Suriye Ulusal Diyalog Konferansı Hazırlık Komitesi Sözcüsü Hasan Dığeym, konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dığeym, “kalıcı bir anayasanın hazırlanmasının yıllar sürebileceğini” ifade ederek” kurucu bir meclise ihtiyaç duyulduğunu” söyledi.

Dığeym, konferans hazırlıklarının hızla yürütüldüğüne ilişkin eleştirilere yanıt da verdi. Dığeym on dört yıldır beklediklerini savunarak, “Devlet çarkının dönmeye başlaması Suriyelilerin talebi. Bu adım yaptırımların kaldırılmasını hızlandıracak” ifadelerini kullandı.

Hazırlık Komitesi’nin katılımcıları kurum ve tarafların temsilcileri olarak değil de birey olarak davet etmesine ilişkin olarak Dığeym, özetle şunları söyledi: “Bu kasıtlıydı. Çünkü mezhepsel ve etnik kotalar kabul edilemez. Suriyeliler, uzmanlık ve yetkinliklerine göre, kendi başlarına Suriyeliler olarak davet edildi. Suriye'deki mezhepsel, kültürel ve insani çeşitlilik gözlemlenmekte ve dikkate alınmaktadır, ancak odak noktası değildir. Örnek vermek gerekirse, bir erkek bir konuda uzman olduğu için davet edilir, Sünni Arap olduğu için değil; bir kadın da uzman olduğu için davet edilir, belli bir mezhebe mensup olduğu için değil.”

Suriye
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız