Yandex
03 Nisan 2025 Perşembe
İstanbul 14°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yapay zekâ şirketleri telif kıyametine neden olabilir: Sanatçılar için tehlike çanı çalıyor

İngiltere’de yapay zekâ şirketlerine telif ödemeden sanat eserlerinin kullanım izninin verilmesi tepkilere neden oldu. MESAM Başkanı Recep Ergül ve Avukat Burcu Mutlugil, yapay zekâ ve telif meselesini Aydınlık'a değerlendirdi.

Yapay zekâ şirketleri telif kıyametine neden olabilir: Sanatçılar için tehlike çanı çalıyor

Yapay zekânın sanattaki yerinin ne olacağı büyük bir merak konusu. Yapay zekâ ile yapılan üretimlerin sanat eseri olarak sayılıp sayılmayacağı tartışılıyor. Öte yandan yapay zekânın veritabanı olarak kullandığı eserler için şirketlerin telif ödemesi yapıp yapmaması gerektiği gündemde.

Uzman isimlerle yapay zekâ ve telif meselesini konuşmaya devam ediyoruz. MESAM Başkanı Recep Ergül, novimusicfilm kurucusu Avukat Burcu Mutlugil, konuyu Aydınlık’a değerlendirdi.

‘DÜNYADAKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ’

Yapay zekâ şirketleri telif kıyametine neden olabilir: Sanatçılar için tehlike çanı çalıyor - Resim : 1

Tüm dünyanın yapay zekâyı tartıştığını belirten MESAM Başkanı Recep Ergül, “Şimdi tabii yapay zekanın en başta müzik olmak üzere hayatın pek çok alanını etkileceği çok aşikâr. Hatta şimdiden etkilemeye başladı. Fakat bu konuda dünya hem yapay zekânın işin hukuk boyutunu hem de idari boyutunu tartışıyor. Tüm meslek birlikleri de bunu tartışıyor dünyada.” ifadelerini kullandı.

MESAM’ın bu konuyla ilgili bir bilim kurulu kurduğunu kaydeden Ergül, “Türkiye olarak biz genellikle dünyayı 20 sene, 30 sene bazen geriden takip ederdik ama böyle bir durumda kalmamak adına MESAM olarak biz bundan yaklaşık bir ay önce bir bilim kurulu kurduk. Bilim kurulunda birbirinden değerli isimler var. Profesör ve doçent titri olan akademisyenler var. Arkadaşlarımız şu anda hem dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip ediyorlar. Hem de konuyla ilgili bir rapor hazırlayarak bize sunacaklar. Biz de sizlerle paylaşacağız.” dedi.

YAPAY ZEKÂ ÜRÜNLERİ ESER OLARAK KABUL EDİLMİYOR

Dünyanın önde gelen müzik meslek birliklerinin yapay zekâ ürünlerini eser olarak kabul etmediğini belirten Ergül, “Dünyanın önde gelen müzik meslek birlikleri yapay zekâ ürünlerini eser sahibi şey eser olarak kabul etmiyor ve bunu üretenleri de eser sahibi olarak görmüyor. Yani bize göre de müziğin sanatçı üretir. Besteyi, güfteyi sanatçı yapar. Bir duygu işidir.” diye konuştu.

Sanatın bir makine işi olmadığını dile getiren Ergül, “Bir makine işi değildir açıkçası. Ancak biz de tabii dünyadaki gelişmelerin tarihine hareket etmeyeceğimiz için genel olarak çatı kuruluşumuz CISAC’ın son söyleyecekleri bizim için belirleyici olacaktır. Çünkü biz müzik meslek birlikleri, eser sahibi meslek birlikleri olarak CISAC’a bağlıyız. Zaten CISAC’ın Nisan ayında gerçekleştireceği Litvanya'daki toplantının konusu da bu olacak.” ifadelerini kullandı.

‘TELİF HAKLARI SANATÇININ EMEĞİNİ KORUYOR’

Yapay zekâ şirketleri telif kıyametine neden olabilir: Sanatçılar için tehlike çanı çalıyor - Resim : 2

Sanat hukuku, fikri mülkiyet, uluslararası sözleşmeler ve Deniz hukuku alanında uzman olan Burcu Mutlugil, yıllardır müzisyenler, yapım şirketleri, oyuncular ile çalışarak telif hakları konusunda danışmanlık yapıyor. Yapay zekâ ve telif meselesini Aydınlık’a değerlendiren Mutlugil, telif haklarının yaratıcının emeğinin korunmasını sağlayan bir mekanizma olduğunu dile getirdi.

Yapay zekânın herhangi bir rıza almadığını belirten Mutlugil, “Telif hakları, yaratıcının emeğinin korunmasını ve ekonomik karşılığını almasını sağlayan bir mekanizmadır. Ancak yapay zekâ, büyük veri setleriyle eğitilirken mevcut sanatsal eserlerden yararlanıyor ve bunu yaparken eser sahiplerinin rızasını almıyor. Bu, fikri mülkiyet alanındaki hak iktidarlarını kökten sarsan bir gelişmedir.” dedi. Yapay zekâ uygulamalarının milyonlarca sanat eserinden faydalanarak üretim yaptığını kaydeden Mutlugil bunun hukuksal ve etik açıdan ciddi sorunlar barındırdığını dile getirdi.

EN BÜYÜK TEHDİT HAK SAHİPLİĞİ KONUSUNDA

En büyük tehdidin hak sahipliği noktasında olduğunu kaydeden Mutlugil,”İnsan emeğiyle yaratılmış eserlerin yapay zekâ tarafından metalaştırılması ve sanatçının bu süreçte hak sahibi olarak görülmemesi. Yapay zekânın ürettiği içerikler çoğaldıkça, sanatçılar eserlerini koruma hakkından mahrum kalıyor ve içerik üretiminde artık bir “insan dokunuşuna” ihtiyaç olup olmadığı sorgulanmaya başlıyor.” ifadelerini kullandı.

İnsan beyni ile yapay zekânın işleyişlerinin farklı olduğunu kaydeden Mutlugil, “İnsan beyninin işleyişi ile yapay zekânın öğrenme biçimi arasında ciddi farklar var. İnsan, sezgileri, deneyimleri, duyguları ve bilinçaltındaki birikimi ile sanat yaratır. Yapay zekâ ise yalnızca veri setlerini analiz edip kalıpları tanıyarak bir şeyler üretir. Bir yapay zekâ tarafından üretilen bir resim ya da müzik, gerçekten yaratıcı mıdır, yoksa yalnızca var olan sanat eserlerinin bir türevi midir?” dedi.

HUKUK SİSTEMİ YETERSİZ

Hukuki yetersizliklerin olduğunu kaydeden Mutlugil, “Dünya genelinde birçok hukuk sistemi, yapay zekânın ürettiği içeriklerin kime ait olduğu konusunda net bir yanıt veremiyor. ABD Telif Hakları Ofisi, yapay zekâ tarafından üretilen eserlerin insan yaratımı olmadığı sürece telif hakkı alamayacağını belirtiyor. Basanta davası da bunu doğrulayan bir örnek oldu.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ şirketlerine veri madenciliği için serbestlik tanınmasının büyük bir hak kaybı yaratabileceğini kaydeden Mutlugil, yaşanabilecek sorunları şöyle sıraladı:

● “Sanatçılar, eserlerinin nasıl kullanıldığını kontrol edemez hale gelebilir.

● Yapay zekâ tarafından üretilen içerikler, orijinal sanatçıların gelirlerini ciddi şekilde düşürebilir.

● Sanatın, insan emeğine dayalı bir değer olmaktan çıkıp, yapay zekâ tarafından “üretilen” ticari bir metaya dönüşme riski ortaya çıkabilir.”

DÜZENLEME OLMAZSA YAPAY ZEKÂ SANATI ELE GEÇİREBİLİR

Dünyadaki hükümetlerin güçlü telif hakları koruması getirmemesi durumunda “telif kıyameti yaşanabileceğinin altını çizen Mutlugil, “Eğer hükümetler, sanatçılar için güçlü telif hakları koruması getirmezse, yapay zekâ hızla yaratıcı endüstrileri ele geçirebilir. Bu, sanatçılar için bir “telif kıyameti” anlamına gelir. Ancak insan yaratıcılığı, yalnızca veri ve algoritmalara dayalı bir süreç değildir. Sanat, deneyim, duygular, sezgi ve bireysel birikimin bir birleşimidir.” diye konuştu.

“Ben esprili bir şekilde, ‘Aşk acısı çekiyorum, bana Sezen Aksu gibi bir şarkı sözü yaz.’ dediğimde, yapay zekâ bunu oluşturabiliyor. Ancak Sezen Aksu’nun bundan haberi yok.” diyen Mutlugil, “Bugün bir şarkı sözü yazarı, bir senarist, bir yazar, kendi ürettiği eser üzerinden telif geliri elde ediyor. Ancak yapay zekâ, hiçbir izin almadan bu eserlerden beslenerek yeni içerikler üretmeye başlıyor. Bu noktada asıl soru şu: Sanatçı emeğinden para kazanabilecek mi, yoksa yapay zekâ bu geliri tamamen kendisine mi aktaracak?” dedi.

Yapay zeka Müzik
Yorumlar (2 yorum) Yorum yapmak için tıklayınız
Yükleniyor...