Türkiye ile Çin arasında mal ve hizmet satışı konusundaki yatırımlar sürdürülebilir ticari ilişkiler açısından önem arz ediyor. İki ülkenin tarihsel etkileşimleri yeni fırsatlara kapı açıyor. Bu fırsatlar sadece ekonomi değil siyasi alanda da yeni seçenekleri yaratıyor.
Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren stratejik bir konumda yer alıyor. Çin ile birlikte Kuşak ve Yol Girişimi'ni hayata geçirmek için aktif bir şekilde çalışıyor. Türkiye’nin Ortak Koridor planı ile Kuşak ve Yol Girişimi'nin ‘beş bağlantı’ hedefi örtüşmektedir.
Türkiye, Çin gibi büyük ve gelişen bir pazarı iyi değerlendirmelidir. Türkiye özellikle beyaz eşyada önemli bir üretici güçtür. Bazı alanlarda Türkiye, Çin pazarında önemli bir aktör haline gelebilir. Bu işbirliği fırsatları iyi değerlendirildiğinde ekonomik kalkınmaya etki edecektir.
Türkiye’nin Çin’deki en büyük yatırımcılarından biri olan TFI-TAB Gıda Yatırımları, ihracatta portföyü geliştirme hedefinde. Çin’in Türkiye’ye olan yatırım ilgisi sayesinde birçok fırsat yaratılabilir. Teknoloji transferi ve Ar-Ge yatırımları bu noktada büyük önem arz ediyor.
Bu yol sadece Ankara ile İstanbul’u birleştirmiyor. Bu yol Asya’nın en batıdaki kanadı ile en doğudaki kanadını birleştiriyor. Kuşak ve Yol’un batıya uzunan kolu İstanbul’dan geçiyor ve Avrupa’ya ulaşıyor. Yalnızca yük değil, insan ve kültür de taşınıyor
TCDDÇin'in 'Reform ve Dışa Açılma' sürecinde, özel ekonomik bölgeler (ÖEB) ve serbest ticaret bölgeleri (STB) öncü ve yol gösterici olarak önemli bir rol oynadı. Benzersiz politika avantajları ve yenilikçi uygulamalarıyla Shenzhen, Şanghay ve Hainan, Çin'in ekonomik kalkınmasının ön cephesi haline geldi
Çin Komünist Partisi (ÇKP) 18. Ulusal Kongresi'nden bu yana Çin, dış dünyaya yüksek düzeyde açılmayı kararlılıkla sürdürdü. Çin'deki yabancı iş insanları için daha geniş kalkınma fırsatları sağlayan piyasa odaklı, hukukun üstünlüğüne dayalı, uluslararasılaşmış bir iş ortamı inşa etmeye devam etti.
'Reform ve Dışa Açılma'nın başlangıcından bu yana, 40 yıl boyunca Çin, dış dünyaya daha yüksek düzeyde açılmayı teşvik etmiştir. Daha düşük tarifeler, daha kısa negatif listeler, daha rahat pazar erişimi ve daha şeffaf pazar kuralları gibi faydalar birbiri ardına gelmiştir.