Festivalsiz olmuyor…
Tıpkı filmlerin vizyonu gibi festivallerin de bir zamanı, mevsimi vardır. Birinin bittiği yerde bir diğeri başlar. Öteden beri gelenek olmasa da bu işler böyle gider.
Festivaller skalasında A tipi olarak tanımladığımız Antalya Altın Portakal ile Adana Altın Koza film festivalleri için yaz ayları yoğun geçer. Kadrolar hazırlanır, etkinlikler programlanır, ön ve de ana jüri ile onur ödülleri saptanır, filmler seçilir vs… Bu tür çalışmalar yaz boyunca bir ekibin yoğun çalışmasıyla sürüp gider.
Ancak bu yıl bu türden çalışmaları pek göremiyoruz. Her şey kapalı kapılar ardında sessiz sedasız oluyor… Hatta çoğu kişi bu festivallerin yapılıp yapılmayacağına ilişkin kuşkularını dile getirmekten de kaçınmıyor. Haksız da değiller. Örneğin üç yıldır yapılagelen İzmir’deki film festivali yeni seçilen belediye başkanı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden- ya da tasarruf tedbirleri doğrultusunda- ertelendi. Ancak, bu ertelemenin ne zamana kadar süreceğinin sınırları çizilmedi. Bu yıl yapılıp yapılmayacağı bile bilinmiyor.
Adana Altın Koza Film Festivali ise birkaç toplantı yaparak sanırım çalışmalarını sürdürüyor. Her zaman olduğu gibi sessiz sedasız başlayıp yine benzer bir sessizlikte bitirilecek…. Yine de A tipi film festivaller içinde şimdilik en istikrarlı olanı.
Bilinmezlik içindeki bir diğer festivalimiz ise ülkemizin en uzun ömürlü festivali konumunda olan Antalya Film Festivali. Kelimenin tam anlamıyla bir sessizlik- ya da gizlilik-içinde. Yapılıp yapılmayacağına ilişkin kuşkuların üzerinde en çok yoğunlaştığı bir festival konumunda.
Sanırım sinema sektörü açısından çok önemli olan bu büyük festivalimizin sessizliği geçen yıl yaşanan istenmeyen ve de arzulanmayan olaylardan ötürü. Ya büyük bir hamle yaparak tekrar küllerinden doğarak daha önceki yıllardaki görkemli konumuna gelecek, ya da tümü değişen festival kadrosunun yerine alınan ancak şimdilik bilinmeyen yeni kadrosuyla bu yılı sessiz sedasız geçiştirerek geçen yılkı istenmeyen olayların silinmesine zaman tanıyacak. Her iki olasılıkta da ülkemizdeki tüm film festivallerin bir açıdan amiral gemisi konumundaki bu festivalin değişen kadrosuyla tekrar eski görkemine kavuşması tek dileğimiz.
Ülkemizdeki film festivallerine ilişkin bir diğer ilginç gözlem ise, festivallerin yapılmasına neden olan kurumlardaki kimi değişiklikler. Birçok kentte yerel yönetimler film festivallerin itici gücü olmaktan imtina ederken, boşalan yerleri Kültür Bakanlığı ile kimi kentlerin valilik ile üniversitelerin işbirliğinden oluşan yeni butik festivaller dolduruyor. Bu tür festivallerin sinemamıza katkısının olumlu ya da olumsuz olmasına ilişkin bir yorum yapmak için ise daha çok erken. Ancak geçmişteki örneklerine bakıldığından bunların çoğunun olumsuzluklar içerdiği de yadsınmayacak bir gerçek. Malatya örneğinde olduğu gibi.
Yine de her zamankinden daha çok festivallere gereksinim duyduğumuz bir evreden geçiyoruz… Tartışmalı da olsa, kavgalı da olsa inanın festivalsiz olmuyor….
Değerli Aydinlik.com.tr okurları.
Aydinlik.com.tr ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Aydinlik.com.tr bunlardan sorumlu tutulamaz.
Aydinlik.com.tr yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.