Yandex
03 Nisan 2025 Perşembe
İstanbul 14°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Trump’ın Gazze planına verilecek eylemli yanıt: Filistin’le deniz anlaşması

Nadir Temeloğlu

Nadir Temeloğlu

Site Yazarı

A+ A-

ABD-İsrail’e yanıt boş sözlerle değil ancak eylemli olarak verilebilir. Filistin-Türkiye Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması uyarınca Filistin’in deniz alanı kazancı 8 bin 510 kilometrekare olacaktır. Bu antlaşma ile Türkiye, Doğu Akdeniz’de güçlenir. Trump’ın Gazze’yi boşaltma, Gazzelileri tehcir etme planı engellenir. Filistin Devleti büyür.

Trump’ın Gazze planına verilecek eylemli yanıt: Filistin’le deniz anlaşması - Resim : 1

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazzelileri tehcir planı gündemdeki yerini koruyor.

4 Şubat Salı akşamı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da ortak bir basın toplantısı düzenleyen Trump, ABD'nin Gazze'yi “uzun vadeli” olarak “ele geçirmesini” ve “sahiplenmesini” istediğini söyledi. Bunun tüm Orta Doğu'ya “istikrar getirebileceğini” iddia etti. Ayrıca ABD güçlerinin Gazze'ye “güvenlik” kisvesi altında konuşlandırılabileceğini belirterek şöyle konuştu: “Sahadaki tüm tehlikeli bombaları ve diğer silahları sökmekten sorumlu olacağız. Yıkılan binalardan kurtulacağız ve orayı düzelteceğiz.”

“Sevimli değil, akıllı bir adam olmak istiyorum.” diyen ABD Başkanı, Gazze'den potansiyel olarak “Orta Doğu'nun Rivierası” olarak bahsetti ve ekledi: “Bu, muhteşem bir şey olabilir.”
Trump bu iddialarını ve HAMAS’a tehditlerini sürdürdü. Hatta öyle ki; yapay zekâ ile yapılmış iğrenç bir video bile paylaştı. Pek çok tabelada “Trump Gazze” ifadelerinin yazıldığı görünen videonun bir kısmında Trump, dansözlerle dans ediyor. Elon Musk'ın ise mutlu bir şekilde humus yediği ve etrafa para saçtığı görünüyor. Videonun sonlarına doğru Trump ve Netanyahu'nun yan yana şezlongda uzandığı kareler yer alıyor.

İsrail Savunma Bakanı Katz da Trump’ın Gazze’yi boşaltma önerisiyle ilgili yol haritası hazırlanması talimatı verdi. Tehcir planı Katz’a sunuldu. Filistinliler ise “Gazze satılık değil!” yanıtını verdi. Türkiye, Rusya, İran ve Çin tehcire karşı çıktı. Arap ülkeleri de Trump’ın zorlamalarından rahatsız.

DÖRT ÜLKEYİ KARAYA
HAPSEDEREK BOĞMAK

Atlantik güçleri geriler, Avrasya güçleri ilerlerken deniz jeopolitiği daha da önem kazanıyor. Atlantik güçleri bastırmak istediği güçleri denizden uzaklaştırmak, karaya hapsetmek istiyor. Buna karşılık, ezilen ve gelişen dünya bu saldırılara yanıtı denizlere açılarak verebilir.

Bu durumu şöyle özetleyebiliriz:

1. Türkiye’ye Sevilla Haritası: Sevilla Haritası, 2007’de İspanya’nın Sevilla Üniversitesinde beşeri denizcilik coğrafyası alanında uzman Prof. Juan Luis Suarez de Vivero tarafından hazırlandı. Harita, Türkiye’yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret dar bir deniz alanına hapsederek Doğu Akdeniz’den uzaklaştırma çabasında. Haritanın bir hukukî bağlayıcılığı yok. Fakat bu harita yok hükmünde olsa da Avrupa Birliği, Sevilla Haritası’nı farklı bir isimle yasallaştırma girişiminde bulundu. Kasım ayında Avrupa Komisyonu, “Deniz Mekânsal Planlama” çalışmaları kapsamında “Adalar Denizi” (Ege) ve Doğu Akdeniz’le ilgili bir harita yayınladı.

Amiral Cihat Yaycı’nın Filistin’le yapılmasını önerdiği Deniz Yetki Alanı Anlaşması’nın haritası.
Amiral Cihat Yaycı’nın
Filistin’le yapılmasını önerdiği Deniz Yetki Alanı Anlaşması’nın haritası.

Ayrıca ABD, Yunanistan’ı üslerle donatmış durumda. Türkiye sınırındaki Dedeağaç başta olmak üzere, birçok üsten namlular Türkiye’ye çevrilmiş bekliyor. Türkiye’nin Mavi Vatan politikası, Sevilla Haritası’nın yırtılması açısından hayatî bir önem taşıyor.

2. Çin’i Pasifik’te sıkıştırma: Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan’ı anavatanının bir parçası olarak görüyor. Adadaki 23 milyon kişinin tamamı Çinli. Dilleri, kültürleri aynı. Çin yönetimi, Tayvan’ı silah kullanmadan birleştirmeye kararlı. Hong Kong ve Makao’da başarı kazanmış, “tek ülke, iki sistem” siyasetini uygulamak istiyor.

Tayvan sorununu esasında ABD yarattı. 27 Haziran 1950’de ABD’nin Yedinci Filosu, Tayvan geçitlerini işgal etti. Tayvan’ı ayrı ülke olarak kabul eden sadece 13 devlet ve bir de Vatikan var. Türkiye dahil diğer ülkeler “tek Çin” politikasını kabul ediyor. Tabiî yalnızca Tayvan değil, ABD; Hint-Pasifik’te de Çin karşıtı bir NATO benzeri ittifak kurma çabasında. ABD, İngiltere ve Avustralya arasında “nükleer denizaltı ittifakı” AUKUS kuruldu. ABD, Fransa’nın Avustralya ile 50 milyar dolarlık nükleer denizaltı anlaşmasını iptal ettirdi. Fransa, “Sırtımızdan vurulduk!” açıklaması yaptı. Avustralya’ya denizaltıları ABD satacak.

AUKUS’a Yeni Zelanda’nın katılması gündemdeydi. Fakat geçen yıl Çin, Yeni Zelanda'ya AUKUS'a katılmaması uyarısında bulundu. Özetle Pasifik’teki Çin-ABD mücadelesi etkisini artırıyor.

3. Rusya’yı Baltık ve Karadeniz’de hapsetme: ABD ve NATO, yeni savunma planları doğrultusunda doğu kanadını güçlendiriyor. Finlandiya ve İsveç’i birliğe alan NATO doğuya doğru genişliyor. “Kola Yarımdası”nda nükleer denizaltıları ve nükleer cephaneliği bulunan Rusya’yı Baltık’ta sıkıştırma planları yapılıyor.

ABD ve NATO, Ukrayna’yı Rusya’nın üzerine sürerek, uzun zamandır Türkiye ve Rusya’nın etkin işbirliği içinde huzura kavuşan Karadeniz’e yeniden girme hevesinde. Romanya merkez olarak kullanılıyor. Devesulu’daki ABD üslerinin yanı sıra, ülkede 2040 yılına kadar Avrupa'nın en büyük NATO üssünün kurulması planlanıyor. Romanya Hava Kuvvetleri 57. Üssü-Mihail Kogalniceanu genişletilecek. NATO, yaklaşık 2,5 milyar avro harcayacak. Bu yenilenmiş üste 10 bin kadar NATO askeri ve aileleri aynı anda kalabilecek.

4. Gazze’yi boşaltma: Trump’ın “Gazze Rivierası” dediği şey de Filistin’i Akdeniz’den koparmak, karaya hapsederek yok etmek, gaz sahalarının tüm denetimini İsrail’e vermek, İsrail-Kıbrıs-Yunanistan hattından tam egemenlik kurmaktır. Görüldüğü gibi esas mücadele denizlerde yürütülmektedir.
Karaların savunması denizlerde başlamaktadır. Karaya hapsolan kaybeder. Kazanmanın yolu da denizlere açılmaktan geçmektedir.

DANANIN KUYRUĞU
DOĞU AKDENİZ’DE KOPACAK

Trump’ın Gazze planına verilecek eylemli yanıt: Filistin’le deniz anlaşması - Resim : 3
22 Haziran 2020

Trump yönetimi Ukrayna’daki savaşı bitirmeye çabalıyor. Çünkü ciddi para yardımı ve askerî yığınağa rağmen başarılı olamadı. Pasifik’te de işler istediği gibi gitmiyor. Özellik ekonomi ve teknolojide Çin’in gerisine düşmesi, Pekin’e karşı şahin planları devreye koymasını engelliyor. Fakat son dönemde, Suriye’de Esad’ın düşmesi, yerine ABD-İsrail destekli HTŞ’nin gelmesi; Washington açısından Doğu Akdeniz’de tutunmanın daha olanaklı olduğunu ortaya koyuyor. Yani ABD son dönemde tek somut başarısını Suriye’de kazandı.

Trump’la birlikte dünyadaki konumu açısından daha gerçekçi bir yönelime giren ABD’nin, kaybettiği Ukrayna ya da başarı şansı bulunmayan Tayvan cephesi yerine, güçlerini Doğu Akdeniz’e yığarak Avrasya’yı buradan engellemeye çalışacaktır. Bu da Türkiye’ye yönelik risklerin artması demektir. Suriye’nin kuzeyinde İkinci İsrail girişimi, Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Doğu Akdeniz’deki gaz sahaları üzerindeki hâkimiyet mücadelesi, Türkiye için önemli sınama noktaları olacaktır.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’na göre, Doğu Akdeniz’de keşfedilen gaz rezervlerinin toplam miktarı 3,5 trilyon metreküpü aşmaktadır.(1) Fakat durum böyleyken, Türkiye hâlâ Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB)’ni ilan etmemiştir. Hatta Doğu Akdeniz’de son iki yıldır, Yunanistan’la (aslında Batı’yla) normalleşme siyasetleri doğrultusunda, sismik/sondaj faaliyetlerini askıya almıştır.

TÜRKİYE GÜÇLENİR
FİLİSTİN BÜYÜR

Türkiye’nin 27 Kasım 2019’da Libya ile yaptığı Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması, Yunanistan ve Güney Kıbrıs tezlerine darbe vurmakla kalmamış, aynı zamanda Libya, Mısır, Filistin, Lübnan ve Suriye’nin daha fazla deniz alanı kazanmasının paradigmasını yaratmıştı.
Bugünkü durumda İsrail, Filistin’in kara ülkesinin yüzde 85’ini işgal etmekle kalmadı, deniz ülkesinin de yüzde 80’ini işgal etti.(2)

Filistin, Türkiye’nin denizden komşusudur. Filistin’le yapılacak anlaşma hem Libya anlaşmasının tamamlayıcısı olur hem de Filistin’in haklarını korur. Amiral Cihat Yaycı’nın hesaplamalarına göre, olası bir Filistin-Türkiye Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması uyarınca, Filistin’in deniz alanı kazancı 8 bin 510 kilometrekare olacaktır. Böylece Filistin’in toprakları ikiye katlanır. Kazanılacak bu deniz alanında balıkçılık yapılabilir ve doğal gaz/petrol çıkarılabilir.(3) Filistin’le yapılan anlaşma, İsrail ve Mısır’ı da Türkiye ile anlaşma yapmaya teşvik eder ve herkesin kazandığı bir çözüm olur.(4)

Öyle ki, Filistinliler de bu anlaşmaya yatkın. Aydınlık’tan Tevfik Kadan’a konuşan HAMAS Dış İlişkiler Sorumlusu Dr. Basem Naim, “Gazze ile Türkiye'nin karşılıklı kıyıları bulunmaktadır. Bu anlamda Doğu Akdeniz'de bir deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmasının yapılması, iki ülke için de çok faydalı olacaktır.” demişti.(5) Filistin Devleti’nin Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa da, Teori Dergisi’nin “Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Türkiye ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi hedefliyoruz.” yanıtını vermişti.(6)

ABD-İsrail’e yanıt boş sözlerle değil ancak eylemli olarak verilebilir. Bu eylem, Türkiye-Filistin Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması’dır.

Bu anlaşma ile Türkiye, Doğu Akdeniz’de güçlenir. Trump’ın Gazze’yi boşaltma, Gazzelileri tehcir etme planı engellenir. Filistin Devleti büyür. Sözlü eylemleri bir kenara bırakalım, sahada acil adımlar atalım.

DİPNOTLAR:

(1) Cihat Yaycı, Filistin Türkiye’nin denizden komşusudur, Teori Dergisi, Sayı 414, Temmuz 2024, İstanbul, s. 19.
(2) Yaycı, a.g.m., s. 21.
(3) Yaycı, a.g.m., s. 22.
(4) Yaycı, a.g.m., s. 24.
(5) HAMAS Dış İlişkiler Sorumlusu Dr. Basem Naim Aydınlık’a konuştu: Türkiye ile deniz sınırlandırma anlaşması çok faydalı olacaktır, Aydınlık, 27 Şubat 2024.
(6) Büyükelçi Faed Mustafa, Bağımsız Filistin Muzaffer Olacak, Teori Dergisi, Sayı 414, Temmuz 2024, İstanbul, s. 15.

ABD İsrail Filistin Gazze
Yorumlar (2 yorum) Yorum yapmak için tıklayınız
Yükleniyor...